Drama Köprüsü, Kavala – Yunanistan

Drama köprüsü Hasan dardır geçilmez
Soğuktur suları Hasan bir tas içilmez.

Bir türküyü, şarkıyı bilmekle kalmayıp söylerse insan sözleri de daha bir içinde hissedebilir. Bütün göçmenler elbette bilir ama diğer herkes de bu türküye aşinadır bir yerde.

Halk kahramanı eşkiya Hasan’dır bahse konu. O vakitlerin Robin Hood’dudur kendileri bir nevi. Kötüden alır ihtiyaçlıya verir. Drama’nın Debrencik köyünde doğduğu için ismi Debreli Hasan olarak anılmıştır.

Hikaye ve rivayetler uzun ve çeşitli. Ben çok varlıklı ve kötü birinden eşkiyalığıyla aldığı paralarla bu köprüyü yaptırdığına dair olan hikayeye inandım. Gerisi size kalsın.
Bugün kendisini yad etmek nasip oldu. Ruhu şad olsun.

@ Nikifóros, Kavala, Greece

Arno Nehri – Pisa, İtalya

İtalya’nın Toskanası, İtalyan Alplerinden Falterona Dağı’nın bin yedi yüz metrelerinden ışığa kavuşan Arno Nehriyle sulanır yüz yıllardır. Güzelim Arno sakin bir akışla Floransa, Empoli ve Pisa ile selamlaşır yol boyu. Sonra Tiren Denizi’ne taşır aldığı selamı, hevesi, hüznü, hevesi, heyecanı.

Pisa, Arno Nehri – İtalya

Tamı tamına iki yüz kırk bir kilometre sürer bu yolculuk. Vakti gelip yol hali tamama erdiğinde kahverengi çamura doymuş Arno nihayet tüm yüküyle maviliklere kavuşur Tiren’le buluşunca.

Toskana’nın meşhur tarihi şehirlerinde bir hikayesi olanlar anlatılarına Arno’yu mutlaka eklerler. Onsuz söze girmezler bir yerde.

İşte bu sıcak ağustos akşamında bize de nasip oldu Arno’yla hasbihal ve kendi cümlelerimizin içinde kullanmak.

Selam olsun Tiren’de sözümüze gönül olacak maviliklere.
@ Arno Nehri

Pisa, Arno Nehri – İtalya
Pisa, Arno Nehri – İtalya

Zakintos adında bir müstesna

Yunanistan’ın önemli turistik adalarından biri olan Zakintos iki günlük ziyaretimizde bizi büyülemeyi başardı. Adanın yerel halkı tarım, biraz hayvancılık ve çokça turizm geliriyle yaşıyor. Küçük bir havalimanı olmasına rağmen Uluslararası Zakintos Havalimanına inen-kalkan uçakları gözünüzle görüp sayabiliyorsunuz. Ciddi sayıda uçuş var buraya. Gezdiğimiz, yemek yediğimiz yerlerden edindiğim izlenim o ki İngiliz, Alman, İtalyan ve biraz da Fransızlar burayı pek seviyor.

Ada içi ulaşım otobüslerle sağlansa da kiralık çeşit çeşit araçlar her yerde. Trafiği sıkışmayan (merkezde gece hariç), farklı dikkat çekici noktaları sayesinde ziyaretçiyi değişik bölgelere dağıtabilmiş bir ada burası. Çeşmelerden arıtılmış deniz suyu (tuzlu su) akıyor. Su sıkıntısı var. Bizim adada olduğumuz süre içinde çöpler biriktirildikleri yerlerde hadlerini aşmış görünüyordu. Tüm bunlara rağmen gergin, suratsız, mutsuz kimse görmedim. Küçücük köylerdekiler dahil taverna denilen lokantalar yüzde yetmiş-seksen dolu. Ortalama iki kişi bir yemeğe 20-30 arası ödeme yapılıyor. Porsiyonlar abartılı doyurucu. Elleri hiç sıkı değil. Önce gözün doyuyor. Bu paraya ne yedik ki diyemiyorsun.

Çok sayıda etkin plajı var. Bunlardan biri olan Navagio Plajı sözcüklere sığmaz güzellikte. Karetta ve foklar da Zakintos’talar. Bir sebebi olmalı değil mi? Adı bu sevimli canlıdan gelen Foça’da kaç fokumuz kaldı biliyor musunuz? Sayı sordum dikkat ederseniz.

Velhasıl bize biraz uzak ama imkanı olanın görmesini ısrarla önereceğim bir adadan ayrılmaktayım şu anda. Ve her yerde olmayan bir şey var ki gerçekten iki günde çarptı beni burası. Hiç el değmemiş adeta. Biyolojik anlamda da gözlemlerim oldu. Onları da yazmak istiyorum biraz aklım, kalbim yerine oturunca. İyilik ve sağlıkla.

Navagio Plajı, Zakintos – Yunanistan

Görüntü kalitesine müdahale etmeden kameranın gördüğü hali ve kadarıyla paylaşıyorum. Ben daha önce böyle renkleri bir arada görmedim. Görmüş olanlara saygı duyarım. Çok şanslılar. Ayrıca bu güzelliğe ev sahipliği yapan Zakintos Adası kendi başına zaten olağanüstü (Zakintos adında bir müstesna).

Fotoğraftaki batık gemi sigara kaçakçılarının hatırası. Türkiye üzerinden İtalya’ya giderlerken fırtınaya yakalanmışlar. Buraya sığınınca da … @ Shipwreck Beach Zakynthos