Atatürk Anı Evi, Kocacik – K. Makedonya

(Ali Rıza Efendi’nin baba evi)

Eğer Kuzey Makedonya’ya bir seyahatiniz olursa bir Türk evladı olarak ziyaretinizi bekleyen noktalardan biri de Kocacik (Kocacenk) köyünde kurulu Atatürk Anı evidir.

Kocacik, çevredeki pek çok köy gibi bir Yörük Türkmen köyü. Yüksek dağların yamaçlarında gizli bu yerleşimlerin duvarlarında Türk bayrağı dalgalanıyor. İsimleri, duruşları Anadolu Türkünden farksız. Gözleri ve kulakları hep anavatanda. Konuştuğumuz herkes bize Türklüğün coğrafyası olmayacağını hissettirdi adeta.

Kocacik Kalesi, İpek Yolu üzerindeki Ohri’yi fetheden Osmanlı askerleri tarafından 1385’te Çandarlı Hayrettin Paşa idaresinde ele geçirilmiş. Ancak bir kaç gün süren abluka ve çeşitli savaş oyunları neticesinde yüksek bir yerde olan kale ve çevresi büyük şehitliğe dönmüş. Romalılar kaleyi terk etmek zorunda kalmış. Kalenin çevresinde büyük bir savaş olduğundan o yere Kocacenk yeri adı verilmiş ve zaman içinde değişerek bugünkü Kocacik adını almış.

Yakın zamanda köyün öğretmenleri Atatürk’ün baba evinin burada olduğuna dair rivayetler üzerine Makedonya ve Türkiye’de arşiv taramaları yapmışlar. Toprak altında kalan evin yeri tespit edilmiş. Köyün yaşlı ileri gelenlerinin ifadeleri doğrultusunda önce toprak altındaki temeller bulunmuş ve üzerine bina orijinal haliyle yeniden inşa edilmiş. Makedonya ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinin destekleri ile oluşan anı evi Atatürk’ün yaşamına dair pek çok izi ve anıyı da içinde barındırıyor. 

Üç görevlisi olan müzede bize hukuk öğrencisi Necmettin bey yardımcı oldu. Bu dağ başı coğrafyasında, köyün hemen üzerinde yer alan ve ılık ılık esen rüzgarla tenimize işleyen o müstesna insana dair anılar insanın boğazını düğümlüyor elbette. Başta Atatürk’ün baba dedesi Kızıl Hafızın Kuran okurken olmak üzere, babası, annesi, Makbule kardeşi ve kendisine ait balmumu heykelleri Eskişehir’den gelmiş. Canlı gibiler. Bir yerde okumadım ama Büyükerşen imzası taşıdıkları ifade edildi. 

Buraya gelmek için iki yol seçeneği var. Ohri’deyseniz 1,5 saatlik bir yolculukla Struga üzerinden geçerek, ihtişamlı meşe ormanları arasında kıvrılan Drim nehri kenarından ilerlemeniz ve bir süre sonra nehri solunuza alıp dağ yolunda ilerlemeniz gerekiyor. Yollar tertemiz ve sıkıntısız. Bu yolculuk sırasında bir çok Türk köyünün içinden geçerken neredeyim sorusunu sıkça sorduğunuzu fark edeceksiniz.

Diğer yol ise Üsküp, Gostivar yönünden gelen ve Debar (Debre)’a devam eden yol. Yine size Drim nehrinin yemyeşil pırıltılı suyu eşlik eder. Mavrova milli parkı içinden geçersiniz. Debar’a gelmeden Anı evinin tabelasını görür sola yine dağ yoluna vurursunuz. Ve tekrardan Anadolu coğrafyasında ama bu kez tertemiz evleri, yolları ve sokaklarıyla Türk köyleri arasında ilerleyip Kocacik’e ulaşırsınız. Bu arada meydanında büyük bir Atatürk heykeli bulunan ve onun da iki yanını Türkiye Cumhuriyeti ve K. Makedonya Cumhuriyeti bayrakları süsleyen Jupa’dan geçersiniz. Büyük bir belediyeliktir.

Levent Şık-(08.19) @ Kodzadzik, Debar, Macedonia