Samos – Yunanistan

Bu yazımda, ülkemize en yakın Ege adalarından biri olan Samos (Sisam) adasını tanıtmaya çalışacağım. Bu ada en sevdiğim, en yeşil, en sevimli, en lezzetli ve en sakin (bana göre tabi hepsi) Yunan adalarından biri. Hal böyle olunca ben de fırsat buldukça bu güzelliğin nimetlerinden yararlanma hevesinde oldum hep. 2018 yılında başlayan bu macera sonraki yıllarda da (2023 ve 2024 çok defa) devam etti. Bu ziyaretlerimde edindiğim izlenimleri birleştirerek derli toplu bir ada yazısı sunmak niyetindeyim. En son eklemeyi 2024 yılının haziranında yapmış bulunuyorum.

Samos’a -zaman zaman sadece Kuşadası üzerinden olsa da- Seferihisar (İzmir) ve Kuşadası (Aydın) Limanlarından hareketle geçilebiliyor. Kuşadası Liman Türkiye Denizcilik İşletmelerine ait. Ancak özellikle deniz yoluyla ülkemize gelen turistlerin yoğun olarak giriş yaptığı bir liman. Yazın oldukça fazla insan tarafından kullanıldığı için pasaport sıraları giriş ve çıkışta uzun beklemeler gerektirebiliyor. Seferihisar Sığacık Limanı ise bir yat limanı olduğundan kapasitesinin önemli bir kısmını bu alana ayırdığından giriş ve çıkışlar sırasında -özellikle uzun tatiller öncesi ve sonrasında- uzun süreli beklemeler olabiliyor. Bu bilgileri paylaşmamın sebebi liman tercihini yaparken dikkat edilmesini önermek isteğimdendir. Ayrıca Kuşadası limanından Samos’a geçmek her zaman daha maliyetli (2024 haziran, 52 Avro) olmasına rağmen daha hızlı bir şekilde ulaşım imkanı sağlamaktadır.

2024 mayısından itibaren İDO da Seferihisar ve Kuşadası Limanlarından Samos seferlerine başladı.

Ben feribot biletlerimizi bu şirketin web sitesinden aldım. Ama Samos feribot bileti satın alınabilecek pek çok firma mevcut (bir diğeri de burada). Hangi taşıyıcı firmanın biletini aldıysanız limana ulaştığınızda o firma masasına ulaşıp check in işlemi mutlaka yaptırmanız gerekiyor. Check in, işlemi gemi hareketinden yaklaşık bir saat önce yapılmaya başlanıyor.

Ortalama seyahat süresi 45-60 dakika.

Adaya çıkmak için bir kaç seçenek var. Bunlardan biri Vathy Limanı (adanın başşehri). Benim önerim buraya ya da Karlovasi’ye giden bir bilet almış olmak. Ama üçüncü bir seçenek olarak Pythagorion Limanına da gidilebilir. Ancak üçüncü olarak ismini andığım bu liman daha çok adanın diğer Yunan adaları ile (Patmos, Ikaria, Fourni vb.) bağlantısını sağlıyor olsa da Türkiye bağlantılı seferlerde iptaller olabiliyor. Bunları baştan bilmekte yarar var.

Vathy

Ada içinde ulaşım

Benim önerim her zaman alt sınıf da olsa bir araç kiralamak yönündedir. Çünkü adalarda bir noktadan diğerine gitmek için ya taksi kullanmanız ya da toplu ulaşım araçlarının saatlerini takip etmeniz gerekir. Uygun fiyatlı bir araçla adanın tüm noktalarına hızlıca erişebilir, orada olmak keyfine varabilirsiniz. Adada bir havalimanı da mevcut . Atina, diğer yakın adalar ve Avrupa’nın çeşitli şehirleriyle bağlantı buradan sağlanabilir.

Samos Adası haritası

Hangi amaçla adadasınız?

Samos adasına gitmek için en uygun mevsim kuşkusuz yaz mevsimi. Ama onun dışında ilkbaharda ve sonbaharda da orada olmak isteyebilirsiniz. Çünkü en yeşil adalardan biri burası. Bitki örtüsü sadece makiden değil aynı zamanda çam ormanlardan da nasibini almış. Buna bağlı olarak ciddi bir arıcılık faaliyeti var. Niteliği yüksek bal üretiminin yapılıyor olması dikkati çekiyor. Balın pazarlanması amacıyla kurulmuş kooperatifin satış kulübeleri ile zaman zaman karşılaşırsınız.

Dallı servi (Cupressus sempervirens var. horizontalis) Samos Adasında doğal yayılışa sahip oluşuyla ilginç ve tipik bir bitkidir

Kuduz gibi hız yapıl(a)mayan, sevimli ada yolları sizi bekliyor

Kampos Plajı, Marathokampos bölgesinde tam kafa dinlemelik bir yaz tatilinin ipuçlarını veriyor

Vathy (Samos)

Adanın başşehri. Büyük ihtimalle sizin geminiz de buraya yanaşacak. Büyük sayılmayan (bize göre) ama kullanışlı bir limana sahip. Çeşitli banka şubeleri, araç kiralama şirketleri, oteller, restoranlar, alış veriş dükkanları, çarşısı, aslanlı heykel burada.

Vathy (Samos)

Marathokampos

Bu bölge adanın (Vathy’i dikkate alırsanız) tam çapraz arkasına (güney batı) düşüyor. Yaz tatili, deniz, güneş, kum, sakinlik, temiz hava, serinlik vb. talepleriniz varsa bu bölgede konaklamanızı öneririm. Marathokampos aslında dağı yamacında kurulu bir yerleşim yeri (Altınoluk köyünün eski yerleşim yeri gibi düşünün). Bu yerleşim yerinin etekleri çok sert olmayan bir eğimle denize iniyor. Yeşilin denize kavuştuğu yerde ise geniş bir düzlük var. Bu düzlükte en fazla iki katlı konutlar ve konaklama yerleri mevcut. Aradan geçen dar, sevimli ve yeterli yolun bitiminde ise geniş ve uzun bir kumsal başlıyor. Kumsalda yer alan şezlong ve şemsiyeler (çoğunlukla) ücretsiz olarak kullanılabiliyor. Ancak işletmeden bir içecek veya yiyecek almanız bekleniyor. Buradaki bedel asla bildiğiniz bedellerle alakalı olmuyor. Kahve, bira, sandviç vb. şeylerin birim fiyatı ortalama 4-5 Avro. Sahil kesimi Kampos olarak adlandırılan küçük bir yerleşim yeri aynı zamanda. Burada ya da yakın Ormos köyünde çok güzel tavernalar var. Taverna kavramına yazılarımı okuyanlar aşinadır. Bunlar bir nevi lokanta ama daha çok deniz ürünleri ve geleneksel Yunan yemeklerinin servis edildiği, haftanın belli günü ya da günlerinde canlı Yunan müziği çalınan yerler. Kare masa, dört tahta sandalye ve kare masanın üzerindeki bez örtünün üzerine serilen kağıt örtü ile tipik bu tavernalar size lezzetli, uygun fiyatlı deniz ürünlerini sunmak üzerine ihtisaslılar. Fiyatlar üç aşağıya beş yukarıya hemen hepsinde ayını. Dahası lezzet de öyle.

Marathokampos kasabasının sahil kesimi, Kampos

Adaya ilk gidişimizde Karlovasi’de konaklamış hatta bir de ada turu almıştık. 2018 yılında gerçekleşen bu gezinin bir günü bulutlu/güneşli, ikinci ise bulutlu ve yağmurlu geçmişti. Hava serindi. Ama gezmek ve bir rehber eşliğinde tanıyarak gezmek çok iyi bir seçimdi.

Karlovasi’de konakladığımız otel Merope (Hotel Merope)

Marathokampos (ya da aslında Kampos) bölgesinde pek çok konaklama tesisi var. Daha önce Stella‘yı deneyimleyip memnun kalmıştık. Daha sonra da bu bölgeyi sevdiğimiz için Stella’ya yakın Albatros‘u seçtik. İkisini de öneririm. Ama bir otel arama uygulamasından yararlanarak sizler de kendi deneyimlerinizi oluşturabilirsiniz. Çünkü standart belli ve altına pek düşülmüyor. Yine aynı bölgede konakladığımız bir başka tesis Chrisoptero aslında bir aile işletmesi olan bir restoran. Konumu itibariyle denize açılan yüzü ile bir pansiyondan fazlası olan odaları da hem ekonomik hem de oldukça keyifli bir konaklama vaadeder.

Stella Apartments

Albatros banyosu, mutfağı, balkonu olan geniş ve kullanışlı odalar sunuyor

Aslında muazzam yemekleriyle dikkati çeken bir restoran olan Chrisopetro konaklama için de mütevazı imkanlar sunuyor

Bu bölgenin önemli plajlarından biri de Psili Ammos. Burası biraz daha izole bir yer. Adanın güneybatı ucuna daha yakın. Kampos’tan batıya ilerledikçe Kerkis Dağının etekleri de sığlaşmaya, dikleşmeye başlıyor. Bu dik yamaçlardan birinin dibi Psili Ammos. Şezlonglar ve şemsiyeler ücretli. Oldukça sessiz bir yer. Az sayıda seçeneği olan konaklama yeri mevcut.

Kerkis Dağı, Kampos’tan yeşile doya doya yol alınası bir hedef

KARLOVASi

Karlovasi daha şehirleşmiş bir bölge. Burada da çok sayıda konaklama seçeneği var. Ayrıca adanın bu yüzünde daha organize plajlar mevcut. Ünlü Potami plajının yanı sıra Karlovasi ile Vathy arasındaki sahil yolu boyunca Petalides, Avlakia, Tsamadou ve Kokari plajları tercih edilebilir. Hepsi birbirinden güzel. Adanın bu yüzü çok fazla rüzgar aldığı için bu rüzgara maruz kalınacağı hatırlanmalı.

Ada halkının önemli bir kısmı Karlovasi’de yaşadığı için burada market ihtiyaçları için sayıda uygun seçenek bulunabilir. Ayrıca Aegean (Ege) Üniversitesi’nin Matematik Bölümü bu şehirde şık bir binada eğitim vermektedir.

Vourliotes köyü

Adanın kuzey yüzünde Karlovasi-Vathy arasındaki dağlık yamaçlarda kurulu bu köy sizi de etkileyecektir. Samos (Vathy)’ e yaklaşık 20 km uzaklıktaki bu köy İzmir’in Urla ilçesi ile aynı ismi taşımaktadır. Kuruluşu 16. yüzyıla kadar giden bu köyde zamanın durduğuna tanıklık edebilir tarihi evler arasında dolaşırken serin Ege rüzgarıyla ferahlayabilirsiniz.

Vourliotes, yeşile doymuş, tarihi dokusuyla davetkar bir köy

Vourliotes denince ilk akla gelen köy meydanında içilen portakal suyudur

Vourliotes

Monalates köyü

Ana yola 4 km uzaklıktaki bu dağ köyü oldukça kıvrımlı bir orman içi yoluyla sizi kendine çağırıyor. Köyün girişindeki otopark alanına (ki bütün yerleşim yerlerinin hemen girişinde böyle geniş otopark alanları mevcut ve ücretsiz) aracımızı park ediyoruz. Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda ilerledikçe sessizlik bir yandan, ağustos böceklerinin yaz neşesi diğer yandan, zeytin ağaçları, şaraplık üzüm bağları diğer yandan sizi başka bir aleme alıp taşıyor. Yemyeşil arasında şahane kırmızı çatılı, beyaz sıvalı küçük küçük evler, kimilerinin içinden gelen yaşlı yaşlı cümleler… Gittiğinize, gördüğünüze değer bir köy… Köy meydanı denebilecek yerde bir kaç kafe size soluklanmak ve yemek yemek için davetkar kokular sunuyor olabilir.

Pythagorion

Ünlü matematikçi Pisagor’un memleketindeyiz. Burası adanın en önemli turizm merkezi. Antik Samos kalıntıları da burada. Yat limanı, demirli lüks teknelerle süslü. Bir çoğunda Türk bayrağı dalgalanıyor Yunanistan bayramının yanında. Ülkemizin insanı burayı seviyor, çok belli. Küçük bir Bodrum denebilir buraya. Ama aşırılıktan çok çok uzak, mütevazı az katlı evleri, taverna ve lokantaları, ana caddesi ve ara sokaklarıyla sevimli bir Egeli işte.

Pythagorion yat limanı

Limanda Pisagor ve onun ünlü Pisagor Teoremini anlatan heykeli buralara gelen herkesin fotoğraf arşivindeki yerini almayı bekliyor. Bu heykelin hemen arkası ise plaj. Sığ ve berrak suyu, mütevazı kum plajı ile serinleme noktası.

Pisagor heykeli yat limanının en görkemli yerinde

Pythagorion’a akşam üzeri gelmenizi öneririm. Hem günbatımını izlemek hem de günün geceye bağlanışındaki o eşsiz akışa tanık olmak için en muazzam zaman kanaatimce. Yemek yemek ya da bir şeyler içmek için bu seçenek her zaman sizi bekliyor olacak.

Pythagorion plajı

Kokkari

Nasıl anlatılır ki burası, rüzgarın denizde çizdiği martılarından mı söz edeyim, zeytin ve çam ağaçlarının altına gizlenmiş yeşil kokusundan mı bahis açayım, Yunan dilinde küçük soğan anlamına gelen ismiyle müsemma çokça soğan üretilmesine mi dem vurayım… Kokkari içinde yaşanınca hissedilen, sahilinde “denize sıfır” diye tabir edilen tahta masa ve sandalyelerinde yenilen, içilenle, plajında dalgalarla boğuşmalarıyla unutulmayan bir yer. Ara sokaklarında dolaşın, sahile koşan her adımı o dar sokaklarda adımlayın isterim.

Rüzgar alan plajı da sakin plajı da var, sevimli sokaklarıyla Kokkari sizi mutlaka içine alır

Kokkari

Yeme-içme işleri

Konakladığınız bölgeye veya araçla gidebildiğiniz yerlere göre değişiklik gösterse de farklı seçenekleri değerlendirmekte yarar var diye düşünürüm. Bu noktada fikir aldığım yardımcılarımdan biri Tripadvisor. Belki ülkemizde bizim beklediğimiz anlamda efektif çalışmıyor ama özellikle batıda iyi çalıştığına çok defa tanık oldum. Siz de kendi deneyiminizi oluşturun tavsiyesiyle tercih ettiğimiz mekanlardan bir seçki bırakıyorum buraya.

Karlovasi-Vathy arasındaki bu pastaneden mutlaka dondurma yemenizi öneririm. Pastalarsa mükemmel görünüyordu. Önünde onlarca araç durup kalkarken siz de hayret içinde kalabilirsiniz

Souvlaki, gyros, kalamar, ahtapot yemeden olmaz

Tavuk döner ya da tavuk şiş diyelim biz ama öyle ve o kadar değil

Nick the Greek

Kampos (Marathokampos) yakınında deniz ürünleriyle ünlü sahil tavernası. Gündüz plaj işletmeciliği de yapıyor. Tüm deniz ürünleri çok lezzetli. Israrla önerilir.

Nick the Greek Kampos sahilinde size her zaman leziz deniz ürünleri sunmaya hazır

Emanuel Restaurant

Kampos köyünün taverna ve restoranlarının biriktiği yerde. Yan yana çok sayıda mekandan biri. Tripadvisor‘da üst sırlarda. Porsiyonlar inanılmaz dolu. Yarım tavuk iç pilav ile doldurulmuş ve yanında pişmiş küçük patatesle servis yapılıyor (12 Avro). Lezzeti muazzam. Kalamar tabağı bir kişinin akşam yemeği ihtiyacının tümünü karşılayacak kadar dolu (12 Avro). Karışık deniz ürünleri tabağı inanılmaz zengin (18 Avro). Elbette caciki, Yunan salatası gibi bu ülkede başka türlü yapılan meze türlerinden de yararlanmak lazım. Yemeğin sonunda size ev yapımı uzo, şarap ve revani tatlısı (bazen baklava) ikram ediliyor.

Emanuel ancak lezzetini test etme imkanı bulduğunuzda “hah tamam budur” diyeceğiniz bir restoran. Muhteşem.

Trata Samos Restaurant

Kampos’a çok yakın Ormos beldesinde yer alan biraz da salaş bir mekan. Yemekleri inanılmaz lezzetli ve servisi çok hızlı. Masaları her zaman dolu olmasına rağmen kısa sürede yemeğinizi yemeye başlayabiliyorsunuz. Bunu nasıl başardıklarına hayret bile edebilirsiniz. Tabaklar genelde 8-10 Avro aralığında.

Trata’nın müthiş atmosferi, lezzetli yemekleri, hızlı servisi sizi etkileyecek

Di Napoli Restaurant- Vathy

Bir İtalyan restoranı olmasına rağmen Yunan mutfağının eşsiz örneklerine aşırı lezzetleriyle ulaşabileceğiniz bir başka mekan. Makarnaları, pizzaları ve özellikle ızgara sardalyası (her mevsim)… Vathy limanına çok yakın bit konumda olmasıyla Samos’tan ayrılmak üzere olan herkesin en az bir kere uğradığı bir restorandır diye düşünüyorum. Bizim için tam bir adaya vedaya öncesi son bir lezzet hatırası daha alalım cümlesi…

Di Napoli’nin klasikleri

Two Spoons -Pythagoreio

Aşırı sıcak yaz aylarında doğal bir ağaç örtüsü altında (dut ve pitosporum) serin serin oturmak, sohbet etmek ve eşliğinde nefis tatlıları (tiramisu ve profiterol kesinlikle önerilir) ve enfes kahveleri tanımlamak isterseniz Pythagoreio sahilindeki bu mekana uğramalısınız.

Farm Store Honey

Daha önce adanın bitki örtüsünden ve buna bağlı olarak bal üreticiliğinde söz etmiştim. Burası Karlovasi ile Phytagorion arasında, tepede bir tesis. Çam ağaçlarının altında dinlenip denizi yukarıdan izlerken tahta kulübe/satış yeri içinde sunulan bal ve şaraplardan tadım yapabilir, satın alabilirsiniz. Samos şarabı biraz daha şeker oranı yüksek, likör kategorisinde yer alan bir içki. Bal ise çiçek balı kokusu ve lezzeti veren bir tatta. Açık renkli.

PİSAGOR MAĞARASI

Derin düşünmek, farklı yol almak isteyen her sanatçı, düşünür, bilim insanı bulunduğu ortamdan kendini izole etme ihtiyacı duyuyor. Samos’un ünlüsü Pisagor da Kerkis Dağında -şimdi adını taşıyan mağarada- bu ihtiyacını karşılamış.

Kampos’un hemen üstündeki Kerkis Dağının yemyeşil dokusu içinde ilerleyerek, yönlendirme tabelalarını takiben mağaraya ulaşan merdivenlerin başına geliniyor. Zeytin ağaçları ve üzüm bağları arasından geçen yol araçla yaklaşık yirmi dakika sürüyor. Bazı yerlerde iyice dikleşen yaklaşık 200 merdiveni çıkarak mağaranın ağzına erişiliyor. Sizi yolda geri döndürmek isteyenler olabilir. Vazgeçmeyin. Zira herkesin merak düzeyi de dayanma gücü de birbirinden farklı.

Derseniz ki mağaranın içinde matah bir şey var mı? Elbette yok. Ama Pisagor’un orada yaşadığını düşünürseniz elbette o merdivenleri tırmanmak zül gelmiyor. Mağara iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm çok geniş değil ama ikinci bölüm içinde ilerlemek yasak olmasına rağmen mümkün.

Pisagor mağarasına, dik ve dar merdivenlerle, heyecanlı bir yolculukla ulaşılıyor

Samos’la ilgili daha pek çok başlık açabilir, içlerini doldurabilirim. Ama buna gerek duymuyorum. Zira eğer sakinliğe ve tatile ihtiyacınız varsa burası tam size göre. Koşullarınız uygun olsun burada en az beş gün geçirin isterim.

Adadan ayrılırken tekrar görüşmek üzere kalbinizin bir köşesini Ege’nin Mavisine bırakmış olacaksınız

Not: Tüm fotoğraflar ve yazı içeriği yazara aittir.

One thought on “Samos – Yunanistan”

Yorum bırakın